Urla’da Yeniden Keşfedilen
“Egeli Yaşam”

Images

Urla’da “Egeli Yaşam”ı yeniden keşfetmek, adeta zamanı yeniden keşfetmektir. Işıklar, renkler, kokular, sesler, tadlar yeniden ve bir başka tarzda canlanır: Tıpkı Seferis’in bir şiirinde dediği gibi, burada “on adımlık küçük bahçede / görebilirsin gün ışığını / konarken iki kırmızı karanfile / bir zeytin ve bir tutam hanımeline”.. 5 duyu doğanın içinde yeniden canlanırken gözler güzelleşir, eller parıldamaya başlar adeta; 5 duyuyla birlikte insanın ruhu ve zihni de canlanır böylesi bir tansık karşısında. Bahar ve güz dönümleri arasında buradadır deniz, buradadır bahçe, burada uğuldar arılar dallarda ve insan uykudan öte dinginliği yakalar, “yaşam doluluğu”nu sonuna kadar hisseder.

Urla, Ege’nin otantik ruhunu koruyan ender yerlerden biridir. Hem modern yaşamın olanaklarına kavuşmuş hem de Ege’nin küçük kasabalarına özgü, o her şeyin bir aradalığı halini muhafaza eder. Beş dakikada inebileceğiniz deniz kıyısında yürüyerek veya yüzerek güne başlamak, bahçenize diktiğiniz kadife çiçeği, İzmir güzeli, sarı yasemin ya da mor kahkahaların içinde kahvaltı yapmak, zeytin ağaçlarının ve limonların altında gölgelenmek, çarşıya inip tanıdıklarla çay içerken laflamak, malta taşlı sokaklarda yürürken tarihin kokusunu hissetmek, meyveyi, sebzeyi en doğal haliyle köylü üreticiden almak, akşamüstü gün batımlarının doyumsuz manzarasına eşlik etmek.. Kısacası Urla, “başka bir dünya mümkün mü?” sorusunu, “evet, başka bir dünya mümkün” diye yanıtlar.

Images